5 Şubat 2013 Salı

Funyo Chat

funyo

funyo

Funyo son günlerde popüler olan ücretsiz rastgele kameralı sohbet sitelerinden biridir. Chatrandom sitesinin yan kuruluşu olarak bilinen funyo son zamanlarda kapanarak chatrandom sitesine yönlendirilmiştir.

Chatrandom yani funyo sitesi içerisinde rastgele sohbet edebilir. Rulet , Flash123 chat scriptlerinden faydalanabilirsiniz. Rulet script birebir hiç tanımadığınız insanlarla arkadaşlık kurmanıza yarayan bir sistemdir. Flash123chat bunun tam aksine birebir sohbet imkanı olmadan kanal içerisinde tanışarak sohbet edebileceğiniz bir sistemdir. Fakat bu sitenin içerisine girmenizi pek tavsiye etmiyoruz bunun nedenleriyse , Flash123chat scriptinin içerisinde hiçbir moderatör olmamakla beraber içerisinin oldukça uygunsuz olmasıdır.

Funyo sitesine facebook eklentisini aktifleştirerek sosyal medya sitelerindende bağlanabilme ihtimaliniz var.
Funyo yani chatrandom sitesinin kullanıcılarıyla oldukca ilgisiz ve alakasız olduğunu söyleyebiliriz.


Funyo Chat

4 Şubat 2013 Pazartesi

Elazığ

elazig

elazig

Efsaneye göre Hazar Gölü kıyıları iki sevgilinin ölümsüz aşkına ve hazin sonuna tanıklık etmiştir. Sevdiğine kavuşabilmek için gece gölü yüzerek geçen delikanlıya bir çıranın ışığı rehberlik yapar. Ama kızın babası durumu anlayıp bir gece çırayı söndürür, yönünü bulamayan genç boğularak can verir. Onun ardından da sevgilisi kendisini suya atar. Derler ki, o gün bugündür gençler ellerindeki çıralarla iki sevgiliyi ararlar.
Efsaneyle ne ölçüde ilgisi var, kimbilirl Elazığ, ünü dünyayı tutmuş ‘çayda çıra’ ve Hazar Gölü ile anılır. Elazığ deyince akla bu iki simgeyle bilinen iki hazinesi gelir: Türküleri ve oyunlanyla folklorü ve su kaynakları.
Harput’un yokuşuna..
Bir Elazığ türküsü, “Harput’un yokuşuna diye başlar. Nitekim, Harput Kalesi çevresindeki uçurumlarla akla önce bunu getirir. Anadolu’nun en görkemli sıradağlarının eteğinde, Keban ve Karakaya Baraj Gölleri ile Hazar Gölü’nün çevrelediği Elazığ’ın, M.Ö 2 binli yıllara uzanıyor. Deyim yerindeyse çekirdeğini de Harput Kalesi ve çevresi oluşturuyor. Derin uçurumlarla çevrili Harput Kalesi’nin günümüzden tam 4 bin yıl önce IJrartular tarafından inşa edildiği
tahmin ediliyor. Harput, dönemin güçlü devletleri tarafından önemli bulunmuş, sayısız istila atlatmış, 1 516 yılında Osmanlı hakimiyetine girmiş. Yüzlerce yıl boyunca da şehir Harput adıyla bilinmiş.
İsim babası Atatürk
1834 yılında Reşit Mehmet Paşa tarafından kentin merkezi, Agavat Mezrası’na taşınmış ve ismi ‘Mamret-ül Aziz’ olarak değiştirilmiş. Ancak halk bu telaffuzu zor isme alışamayınca kent El-Aziz olarak anılır olmuş. Kurtuluş Savaşı’na büyük destek veren kenti, ulu önder Atatürk de unutmamış. Gazi Mustafa Kemal, 1937 yılında ziyaret ettiği bu güzel kente, ‘Azık jli’ anlamına gelen Elazığ adını uygun görmüş. Dünün kalesi, mektep ve camileri, hamamları, çarşıları ile ünlü Harput’u, bugünün Elazığ’ını ortaya çıkarmış.
Selçuklu mirası: Eğik Minare
Elazığ’da Selçuklu döneminden kalan pek çok tarihi yapı bulunuyor. Bu camilerden en ünlüsü 1156 yılında dönemin ünlü hükümdarı Fahrettin Karaaslan tarafından yaptırılan ve halen ibadete açık olan Ulu Cami… Anadolu’daki en eski lslam eserlerinden biri olan caminin taş işçiliği hayranlık uyandırıyor. Eğri minaresi ise görenlerde bir kez daha bakma ihtiacı yaratıyor.
700 yıllık sır çözüldü
Bölgeyi ziyaret edenlerin görmesi gereken diğer tarihi ve dini yapılar ise, Alacalı ve Sarahatun camileri, Ahi Musa Mescidi ve Mansur Baba Türbesi. Arap Baba Türbesi yakın bir döneme kadar gizem tutkunlarının en önemli uğrak noktalarından biriydi. Çünkü, Arap Baba olarak anılan islam aliminin naaşı 700 yıldır bozulmadan duruyor, her isteyen onu ziyaret edebiliyordu. 2008 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü’nden izin alınarak Arap Baba’nın naaşı üzerinde bir inceleme yapıldı ve yüzlerce yıllık sır gün yüzüne çıkmış oldu. Arap Baba’nın bedeni, henüz siamiyet öncesi geleneklerini terk etmemiş dönem insanları tarafından Orta Asya’ya özgü yöntemlerle mumyalanmıştı…
SÜt Kalesi
Harput’u Harput yapan yapıların başında ise kalesi geliyor. Süt Kalesi olarak da anılan ve Urartular döneminde yapıldığı tahmin edilen kalenin yüksekliği, kimi noktalarda 400 metreye kadar ulaşıyor. Sayısız istilalar, depremler ve yangınlar atlatan bu görkemli yapı, insan emeğinin direnci konusunda en iyi örneklerinden biri… Meryem Ana Kilisesi ise bölgedeki en eski dini yapılardan. M.S 4’üncü yüzyılda yapıldığı tahmin edilen yapı, dikdörtgen planlı ve kayalar üzerinde yükseliyor. Elazığ’ı ziyaret edenlerin uğraması gereken diğer bir nokta ise Arkeoloji ve Etnografya Müzesi… Keban Eski Eserleri Kurtarma Projesi kapsamında elde edilen arkeolojik buluntular ve kentin tarihine ışık tutan nadide eserler burada meraklıları ile buluşuyor.
İsteyene ışık isteyene huzur veriyor
Elazığ’da doğal güzelliklerle buluşmak isteyenler ise, Keban ve Karakaya Baraj Gölleri’ni, Hazar Gölü’nü, doğa harikası Buzluk Mağarası’nı, kaplıca ve içmeleri mutlaka ziyaret etmeli. Elazığ kent merkezine 26 kilometre uzaklıktaki Hazar Gölü denizden tam bin 250 metre yükseklikte. Eşsiz bir manzaraya sahip olan göl, sodasız, tuzsuz suyu ve yeşil kıyılarıyla kentin sayfiyesi konumunda. Yeşilin ve mavinin her tonunun görülebildiği bu berrak gölde
dilerseniz yüzebilir dilerseniz balık tutabilirsiniz.
Ülkenin en büyük elektrik üretim merkezlerinden biri olan Keban Baraj Gölü ise, Güneydoğu’nun kalkınma hamlesini gösteren bir anıt niteliğinde. Harput’a 11 kilometre uzaklıktaki Buzluk Mağarası’nı gezmeyi unutmayın. Mağara adı üstünde yaz aylarında bile içinde barındırdığı buz sarkıtları ve dikitleriyle bir doğal hazine. Yılda yaklaşık 20 bin kişi burayı ziyaret ediyor. Yoğunağaç Köyü’ndeki Golan Kaplıcaları da romatizma, netrit, poli-netrit, kırık-çıkık, kadın hastalıkları ve cilt hastalıklarından muzdarip olanlar ağırlıyor.
Dünyada sadece Anadolu, ra n, Himalayalar ve Afganistan’da yetişen ters laleler
ise bölgenin bir başka doğal güzelliği… Mart ve Nisan aylarında açan ters laleler sayesinde Elazığ doyumsuz bir görsel şölene ev sahipliği yapıyor.


Elazığ

İstanbul Büyükada

buyukadaİstanbul’da hava sıcaklıkları 35 derecelerin üzerinde seyrediyor, ‘hissedilen’ sıcaklar ise 38 dereceleri
buluyor. Bu çöl sıcakları nem ve kentin kalabalığıyla birleşince, ortaya baş edilmesi güç bir tablo çıkıyor. Hal böyle olunca da göz açıp kapayıncaya kadar geçen senelik izinler, küçük tatiller yetmez oluyor. İnsan, en azından hafta sonlarında kentin gürültüsünden, kirliliğinden kaçabileceği sakin bir liman arayışına giriyor. Bu arayışlara en iyi cevap ise Prens Adaları’ndan
geliyor. Marmara Denizi’ni birer mücevher gibi süsleyen Heybeliada, Burgazada, Kınalıada, Sedef Adası, Sivriada, Yassıada, Kaşık Adası, Tavşan Adası ve tabii ki üzerine şarkılar şiirler yazılan
Büyükada…
Bostancı’dan 20, Kabataş’tan ise 1 saat 40 dakikalık keyifli bir deniz
yolculuğuyla ulaşılan Büyükada, İstanbul’un en güzel, en özel ve en kendine has yerleşimlerinden biri.
Ada halkı, 21’inci yüzyılın doğalgaz gibi, internet gibi nimetlerinden faydalanırken, adayı ada yapan değerlerini de özenle korumayı başarmış. Adayı, zümrüt renkli korular ve Osmanlı inceliğini günümüze kadar taşıyan
yalılar, köşkler süslüyor. İnsanlar güleryüzlü. Ancak elbette bu adada da olmayan şeyler var. İstanbullular’ın gayet iyi bildiği gibi bu adada olmayanların başında hava kirliliği geliyor. Adada egzoz kokusuna yer yok. Çünkü Ada’da ulaşım halen fayton ve bisikletle sağlanıyor. Adadaki araçlar ise idari amirliklere bağlı, zorunlu olmadıkça kullanılmayan otomobiller. Burada denizin tuz kokusuna, önünden geçtiğiniz köşkün bahçesinde yetişen çiçeklerin ya da asırlık çamların
kokusu karışıyor. Osmanlı’nın İstanbul’u ile 21 ‘inci yüzyılın modern hayatının birbirine karıştığı bu ada, bir İstanbul aşığının İstanbullular’a hediyesi olan çok önemli ve zarif bir yapıya, Büyükada Kültür Evi’ne de ev sahipliği yapıyor. Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu’nun Turistik işletmelerinden biri olan Büyükada Kültür Evi, Çelik Gülersoy tarafından turizme kazandırılan yapılardan biri. Ömrünü İstanbul’un güzelleştirilmesine ve tarihi dokusunun korunmasına adayan Çelik Gülersoy, takvimler 1997 yılını gösterirken, sakin, temiz ve huzurlu atmosferi nedeniyle Büyükada’ya gidiyor. Gittiği her yere sihirli bir değnekmiş gibi dokunan Gülersoy, Ada’da da dinlenmek yerine çalışmayı seçiyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan on yıllığına kiralanan harap durumdaki Fabiato Köşkü büyük bir tadilattan geçiriliyor. Restorasyon sırasında köşkün asil yapısı korunuyor. Dekorasyonda, yapının inşa edildiği döneme uygun objeler ve köşkün doğal dokusuna uygun renkler seçiliyor. Köşk yeniden hayat bulurken adı da Büyükada Kültür Evi olarak değişiyor.
Cennet gibi bir bahçe
Büyükada Kültür Evi, her biri 165 metrekarelik üç kat, bir terastan oluşuyor. Köşkün konuklarını, begonviller, turunç ağaçları, manolyalar ve 300 yaşına yaklaşmış bir çam ağacının bulunduğu 2 bin 100 metrekarelik cennet gibi bir bahçe karşılıyor. Bahçe, Ada halkının ve ziyaretçilerinin rahatı düşünülerek özenle tasarlanmış. Bahçenin alt bölümünü minik beyaz ferforje masalar süslüyor. Üst tarafında ise bir bar ve restoran bölümü yer alıyor. Bu bölümde daha geniş masalar, uzun süre kalıp, kitabını okumak, içeceklerini yudumlamak isteyenler için ideal. Acıkanlar için de kafe ve snack mutfak birbirinden leziz seçmeler sunuyor. Yiyecekler ve içecekler son derece lezzetli, servis hızlı ve son derece zarif.
Her katı ayrı güzel
Ancak Büyükada Kültür Evi’ni anlamak için o sarı köşkün ahşap kapılarını aralayıp içeride bir gezinti yapmak gerekiyor. Kapılarrn arkasında bambaşka bir dünya sizi karşılıyor. Son dönem Osmanlı üslubunu yansıtan kristal aynalar ve fıstık yeşili perdelerle süslenmiş bembeyaz duvarlar, ziyaretçilere yaşayacakları görsel şölenin ilk işaretlerini veriyor. Giriş kapısının karşısında ise üzeri vitraylarla süslü bir başka kapı, ziyaretçileri üst kat merdivenlerine davet ediyor. Ancak üst kat yerine dilerseniz yine rengarenk vitraylarla süslü bir başka kapıyı kullanarak arka bahçeye çıkabil irsiniz.
Duvardaki maviye boyalı nişlerin içinde ise minik heykelcikler, üst kattaki nefes kesici manzaraya zemin hazırlıyor: Açık maviye boyalı geniş ve büyük salonun duvarları koyu mavi kadife perdelerle süslü. Bu geniş ve ferah salonda Marmara Denizi ayaklarınızın altına serilmekle kalmıyor, balkona kadar uzanan pembe begonviller ve yemyeşil ağaç dallarıyla bütünleşip daha da güzelleşiyor. Bu manzarayı görmek için camlara yaklaşmak bile gerekmiyor üstelik. Salonun girişinden itibaren Marmara tüm güzellikleriyle gözlerinizin önüne seriliyor.
Gülersoy’un anıları özenle korunuyor Çelik Gülersoy’un bir dönem yaşadığı oda, onun anılarıyla dolu. Gülersoy’un yan bahçeye bakan odasında da tüm binaya hakim estetik anlayışının izlerini görmek mümkün. Asırlık ağaçları gören odanın perdeleri fıstık yeşili tonunda. Ahşap çalışma masasındaki vazoyu hala çok sevdiği papatyalar süslüyor. Şapkaları ise sanki az önce asmış gibi girişteki askıda duruyor.
Melih Cevdet Anday’ın da anıları burada
Köşkün birkaç salonu okuma odası olarak ayrılmış. Kütüphanelerde, Çelik Gülersoy’un aldığı ya da ziyaretçilerin hediye olarak bıraktığı yüzlerce kitap bulunuyor. Bu kitapları dileyenler alıp okutor ve sonra yerine bırakıyor. Kültür Evi ayrıca çok önemli bir başka kütüphaneye ve anı odasına daha ev sahipliği yapıyor. Türk şiirinin en önemli isirnlerinden Melih Cevdet Anday’ın eşi, büyük
şairin kitaplarını ve bazı eşyalarını Büyükada Kültürevi’ne bağışlamış. Bu kıymetli hatıralar burada özenle korunuyor.
İstanbullular’a müjde! Konserler yine başlıyor!
Büyükada Kültür Evi’nin yaşadığı değişime en yakın tanıklık edenlerden biri de Çelik Gülersoy ile birlikte çalışan Türkiye Turirıg ve Otomobil Kurumu Turistik İşletmeler Başmüdürü Orhan Veli Yavuz. Stajyer olarak başladığı Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu’nda yıllarca Gülersoy ile birlikte çalışan Yavuz, Ada halkına ve İstanbullular’a müjde niteliğinde bir haber veriyor: Büyükada Kültür Evi yeniden eski canlı ve müzik dolu günlerine kavuşacak. Büyükada Kültür Evi’nin Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu’na ait türfı işletmeler gibi bir misyonu olduğunu dile getiren Yavuz; “Çelik Gülersoy döneminde, burası klasik müzik konserleri ve sanatsal etkinliklerle anılırdı. Sayın Başaran Ulusoy’un liderliğindeki yönetim kadromuzla bu dönem tekrar başlıyor. Kültür Evi’nin bahçesi yine konserlere ve etkinliklere sahne olacak. Köşk’ün bahçesinden yayılan notalar yine ada halkını ve istanbullular’ı buraya çekecek” dedi.


İstanbul Büyükada

3 Şubat 2013 Pazar

Sevgililere Özel Hediyeler

Şubat sayısında yine dikkatmizi çeken kıyafetleri ve aksesuarlara başak bir açıdan baktık, sevgilililere özel hediye alternatifleri hazırladık.

Oleg Cassini

Fark yaratın

Ünlü  tasarımcı Viola Chan’ın Türkiye’ye öel tasarladığı  ”pembe” gelinlik, farklı olmayı  sevnler  için  ideal. Sadece Oleg Cassini mağazalarında bulacağınız model, beyaz kadar duru ve  masum görünüyor.

Lee Cooper

Lee Cooper

Kış  aksesuarları

Lee Cooper,  hala kalın kalın giyindiğimiz bu günlerde bizi sıcacık tutacak ürünleri yüzde 70 nidirmle sunuyor. Marka sadece jean konusunda uzman değil; mağazalarda cici aksesuar  seçenekleri  de bulmak mümkün.

derishow

derishow

Deri Derince

Derishow yıllardır değişmeyen çizgisi ve derinin asi  duruşunu yumuşatan tasarımlarıyla aklımızı çeliyor. Şimdiyse bu  parçalar indirimde. Eğer aklınızda kalan bir tasarım varsa sakın kaçırmayın.

El vedud

El vedud

Aşk Fısıldayan

Bee Goddes 2013 yılına kalplerimize ”aşk” fısıldayan El Vedud koleksiyonuyla giriyor. En çok seven-sevilen manasına gelen, Allah’ın 99 isminden biri olan El-Vedudi Sevgililer Günü  için çok anlamlı  bir hediye.

batik

batik

Sıcacık bir hediye

Batik, zengin kış koleksiyonunda Sevgilier  Günü temalı ürünlere de yer vermiş. Bu soğuk havalarda hem sıcacık, hem de anlamlı hediye arayışında olanlara duyurulur.

 

 

 


Sevgililere Özel Hediyeler

2 Şubat 2013 Cumartesi

Rulet Sohbet

rulet

rulet

Rulet yani random chat siteleri son zamanların en popüler ve kullanışı kolay olan dünya üzerinde en fazla hit yapan siteler arasına girmesi kullanımının rahatlığı ve kullanıcıların aradığını çok rahat bir şekilde bulmasından kaynaklanıyor.

Chat Roulette siteleri ilk olarak chatroulette ile adını duyurdu ardından omegle, flipchat, chatrandom, bazoocam gibi benzeri sitelerle yoluna devam ediyor. Kullanıcı kitleside hemen hemen saydığımız sıralamaya göre ilerliyor diyebiliriz.

Bu tarz siteler birbirini hiç tanımadan kameralı ve sesli bir şekilde insanları tanıştıran kaynaştıran bir script’tir. Zaten güzel olması ve tutulmasının en büyük etkenleri insanların çok rahat bir şekilde tanışabilmesidir.

Rulet sohbet sitelerini kullanabilmek için kamera ve mikrofon olması bu sitelere girmenize ve insanlarla tanışabilmenize yeterli olacaktır.

Bu tarz sohbet sitelerini kesinlikle 18 yaş altı kullanıcılara tavsiye etmiyoruz.

Sohbet odalarına katılmak için TIKLAYINIZ


Rulet Sohbet

1 Şubat 2013 Cuma

Omegle Cam

Omegle ile Cam görüntülü chat için birebir olan bir platform. Zamanla büyüyerek milyonlarca üye’ye ulaşan omegle artık random chat siteleri arasında en iyilerinden biri olarak gösterilmektedir. Herkesin aradığı bir sistem olan omegle şansınıza çıkıcak olan kişilerle konuşmanız için birebirdir. İster yeni bir dostluk , isterseniz yeni bir aşka yelken açabilirsiniz. Sizleri eşsiz kişilerle buluşturarak dertlerinizden ve sıkıntılarınızdan arındırır. Kafanızı dağıtmanız için en büyük yardımcılarınızdan birisidir. Kolay ve basit bir script olmasından dolayı talep aşırı derecede fazladır. Kadın üyeler bazındada random sitelerin en çok kadın üye barındırdığı yerlerden birisidir. Tabi karşınıza hep düzgün kişiler cıkıcak diye bir kaide yok. Bu tamamen size kalmış birşeydir ama unutmamanız gerekir ki kalbi temiz olanın karşısına düzgün birisi çıkar. Peki görüntülü konuşma nasıl oluyor derseniz. Basit yönetimiyle sadece Enter tuşuna tıklamanız yeterlidir. Site ingilizce olduğu için  ilk başta biraz zorlanabilirsiniz ama yaklaşık 10 dakika içinde tamamen siteyi çözmüş olacaksınız. Eğer omegle ile tanışmadıysanız şimdi tanışma zamanı. Siteye girerek sizde yeni insanlarla tanışmaya başlayabilirsiniz.

SİTEYE GİRİŞ İÇİN TIKLAYINIZ!


Omegle Cam

Özel nasıl kapatılır?

Özel nasıl kapatılır.


Özel nasıl kapatılır?